Yılın En Kritik Dönemeci

Yılın En Kritik Dönemeci

Son yılların en keyif veren takımını izliyoruz Fenerbahçeliler olarak. Hiçbir zaman maçı bırakmayan pes etmeyen sonuna kadar kovalayan yüksek tempo da oynayabilen bol pozisyona girip bol gol atan bir Fenerbahçe var.

Yakalanan bu havanın bozulması için dışarıdan her türlü çaba sarf edilecek ki bu da en büyüksen ve en tepedeysen başına gelebilecek doğal bir durumdur. Fenerbahçe şimdi bunun sınavını veriyor. Haftalar ilerledikçe takımın üzerindeki baskı artacak. Hakemlerin tutumları değişecek. Her takımın öncelikli hedefi olacaksın. Bunun altından kalkmak bu forma için zor olmamalı. Formanın verdiği bir hükmetme her zaman olmuştur sahada ve  Ersun Yanal bunu şu ana dek çok iyi bir şekilde kullandı. Rakipten kötü olsan da işler iyi gitmese de sürekli kazanmayı arzularsan bu forma elbet sana bir şeyler kazandırır ki bunu defalarca gördük. Ancak şimdi çok daha zorlu bir süreç başlıyor. Bu süreçten bahsetmeden önce işin teknik kısmına biraz değinelim.

Geçen hafta 10 kişi kalmış Fenerbahçe, oynadığı yüksek tempolu futbolla fizik kalite olarak ligdeki rakiplerinin çok önünde olduğunu gösterdi. Tabi ki bunda bilimsel çalışmalara önem veren Ersun Yanal’ın payı oldukça fazla. Yıllarca Ersun Yanal’ın bu bilimsel bakış açısıyla dalga geçildi ülkemizde. Ancak geri kafalı futbol coğrafyamızda Ersun Yanal’a yapılan bu haksızlık beni şaşırtmıyor. Ne mutlu ki bildiği yoldan sapmayan Ersun Yanal şimdi bunların meyvesini topluyor. Biraz önce bahsettiğimiz gibi yüksek tempo da oynayan Fenerbahçe’de bu tempoyu ayakta tutan 3 kritik adam var. Bunların başında Mehmet Topal geliyor. Futbol coğrafyamızda sürekli hakkı yenen Topal, takımın hucuma bu kadar rahat çıkabilmesini ve savunmayı önde kurabilmemizi sağlıyor. Hem defansın içine girerek iki beki öne atıyor hem orta sahanın defolarını kapatıyor hem de top ayağındayken oyuna hızlıca yön verebiliyor. Bunları yapabilen adam kesinlikle sistemin en kritik dişlisidir. Diğer iki isimde tahmin edebileceğiniz gibi Caner ve Kuyt. Caner atletizmi ve kalitesiyle Kuyt ise yüksek oyun zekasıyla takımın hızlanmasını ve yaratıcılığını sağlayan isimler durumundalar. Bu üç kritik isim şu anda takımı sırtlamış durumda.

Rize maçına gelirsek, rakip sezona iyi başlayıp sonra tepe taklak düşen ve bunu önleyemeyen bir vaziyet içerisinde. Rıza Çalımbay bu hızlı düşüşü engelleyebilmek için bir çok hamle yapsa da başaramadı. Son dönemde Rizespor’un oynadığı futbol hiç iç açıcı değil ve düşme konusunda en ciddi adaylardan biri konumunda. Özellikle de santrafor pozisyonunda yaşanan kriz Rıza Çalımbay’ı farklı arayışlara itti. Hatta basında çıkan haberlere göre stoper Viera’nın bu maçta santrafor olarak oynaması bekleniyor ki bu da rakibin durumunu gözler önüne seriyor. İşin Fenerbahçe cephesine baktığımızda ise en zayıf halka konumunda Gökhan Gönül ve Volkan Demirel var. İki isim de bu sezon formsuzluk konusunda zirve yapmış durumdalar. Özellikle de Gökhan’ın işin savunma kısmında yaptığı hatalar her maç Fenerbahçe’nin başına iş açmakta ve bunun şu an için bir çözümü gözükmüyor. Sercan ve Ali Adnan ikilisinin Gökhan karşısındaki performansı bu maç için belirleyici olabilir. Fenerbahçe’nin ise 3 Afrikalı forvetinin durumu papatya falı gibi . Bir türlü istikrarı yakalayamayan Webo,Emenike ve Sow’un attıkları gol sayısı ne kadar iyi gözükse de bunun gerçekleri yansıttığı konusunda hem fikir değilim. Fenerbahçe’nin kadro planlamasını birbirinden alakasız bu 3 merkez forvete göre yapması da bir Aykut Kocaman enkazı olarak karşımıza çıkıyor. Top ayağına geçtiğinde 3-4-3 dizilişini alan Fenerbahçe’nin  25 kişilik kadrosu içinde  Kuyt dışında ön taraf kanat oyuncusu ne yazık ki yok. Bu durumda yıllardır yapılan kadro planlamalarının Fenerbahçe’ye verdiği zararların bir kanıtı . Ersun Yanal ise kadro yapılanmasında ki bu enkaza rağmen esnek anlayışıyla şu ana kadar maksimum verimi alabildi. Ancak bu teknik direktörlük başarısına rağmen Fenerbahçe gibi üst düzey hedefleri olan kulübün tez zamanda bu duruma çare üretmesi gerekir. Bunu sağlayacak isim de arkasında durulması gereken Ersun Yanal’dır .

Genel eleştirimizi de yaptığımıza göre gelelim başlıkta bahsettiğimiz kritik dönemece. Fenerbahçe son 2 maçını kazanamadı. Fethiye maçı ne kadar önemsenmese de o krizin büyüme ihtimali oldukça yüksek. Futbol coğrafyasında ezbere söylenen bir laf vardır ; “Ersun Yanal’ın takımları iyi başlar sonra tepe taklak olur” . Ben ne kadar bu görüşe katılmasam da Rize karşısında yapılacak puan kaybı bu sözlerin karşımıza çıkmasına neden olacak. İşin kötü tarafı ise bu durum hem takım üzerinde hem de hoca üzerinde baskı oluşturacak. Yapılması gerekilen şey ise bu maçın bir şekilde kazanılması. Olası puan kaybında takımın psikolojik çöküş içerisine girmesi ve şampiyonluğun kaybedileceği yolun başlangıç aşaması olabilir. Bu nedenledir ki Rizespor maçı yılın en kritik dönemeci.

 

Berk Başar

Kategoriler
Popüler Konular
turk porno ankara escort antalya escort ankara escort antalya escort antalya escort izmir escort konya escort gaziantep escort izmit escort