Peki ya bu kimin sopası?

Peki ya bu kimin sopası?

Sopa 260x134 Peki ya bu kimin sopası? Herkes uyurken;

Fenerbahçe; 80 milyon doları -belki de daha fazlasını- cebinden ve daha çok taraftarının desteğiyle harcayarak, her bir tribünü farklı dönemlerde yapıp, birkaç sezon süren inşaatı ve bunun yaratacağı dezavantajları göze aldı ve bugünkü nihai haline kavuşturdu Şükrü Saraçoğlu Stadı’nı.

Fenerbahçe; Ülker ile yürüttüğü sponsorluk anlaşması çerçevesinde, tapu için devletin, inşaasında Ülker’in katkılarıyla yap(tır)dı Fenerbahçe Ülker Sports Arena’yı.

Fenerbahçe; Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın yanında yer alan Kenan Evren Lisesi’nin arazisini alıp otopark yapmak için şu ana kadar 2 okul yaptı ve teslim etti, 3. yolda.

Bu arada devlet; TOKİ marifetiyle öz evladı Galatasaray’a allı pullu stadını teslim etti de; 2030 yılına kadar satacağı koltukların parasını da SPK marifetiyle ciro ettiriyor bile.

Yetmedi, 2010-11 sezonunda, ne tesadüftür ki; Fenerbahçe ve/veya Trabzonspor ile oynayacakları maçlardan önce, Bursaspor, Gaziantepspor [Unuttuğum varsa ekleyin lütfen] ile stad anlaşmaları imzalayan Spor Bakanlığı/TOKİ; toplam 24 stadyum yapacak Türk sporu ve “inşaatı” için, şimdi.

1998′den 2011′e kadar amatör şubelere 256 milyon dolar harcayan Fenerbahçe’nin, spora ve sporcuya, bilhassa bu son 15 yıldır yaptığı yatırımların mükafatını(!) 3 Temmuz Darbesi ile alması şöyle dursun; sırtından sopası eksik olmuyor, anlayabilen beri gelsin.
***
Galatasaray ve Trabzonspor; her ne kadar kendilerini sürecin mağduru ilan etse de, 3 Temmuz’dan beri neler yaşadığımızı en azından Allah biliyor.

3 Temmuz Darbesi neden yapıldı?
Asıl hedef neydi?
Hedefe ulaşılabildi mi?
İşleri bitti mi?
Bilmiyoruz.

Ama yoğun gündemin arasında kaynayan şeyler oluyor, aba altında.

İşte size çarpıcı 4 örnek.

1) Fenerbahçe Stadyumu sit oluyor – 1 Ekim – Radikal

 Peki ya bu kimin sopası?
2) Ülker Sports Arena yıkılacak mı? – 25 Kasım – Kanaltürk

 Peki ya bu kimin sopası?

3) Fenerbahçe Koleji İmam Hatip mi oluyor? – 30 Kasım – Hürriyet

 Peki ya bu kimin sopası?

4) Milli Emlak Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı önündeki kaldırımın kullanım bedeli olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nden 300.000.-TL bedel talep etti – 30 Kasım – Hürriyet

 Peki ya bu kimin sopası?

***

4 örnek, 4 koldan kuşatıldığımızın resmi gibi sanki, değil mi?
Son iki ayda yapılan bu yayınlar/eylemler; arka planda nelerin kurgulandığını az çok ele veriyor aslında.
Haydarpaşa Port, Sultanahmet, Taksim, Kentsel Dönüşüm ve geçmiş ve gelecek.
İstanbul’un en kıymetli yerlerini ele geçirmek ve yeniden imara açmak için sergilenen bir makro tiyatro mu bu?

İlkokuldan beri bize anlatılan ve bugün bile halla bedelini ödediğimiz “Türkiye coğrafyasının jeopolitik yeri ve önemi” laneti, şimdi de Fenerbahçe’ye mi musallat oldu acaba?

Darbenin asıl/yegâne sebebi mi?
Ya da sebeplerinden biri mi “Fenerbahçe toprakları”?

Bu haberler/yayınlar; kar suyunu kaçırıp, kamuoyunu hazırlamak için mi yapılıyor mütemadiyen?
Yoksa aba altından sopa, “Galatasaray’a ve dört bir yandaki usülsüzlüklerine sesinizi çıkarmayın!” mesajı mı?
Ya da “Siz Aziz Yıldırım’dan vazgeçene kadar cendere devam edecek” mi demek istiyorlar akıllarınca?

***

Cevabı ne olursa olsun; birilerinin Fenerbahçe ile uğraştığı ortada.
Saha içi ile ilginenlere saha içinde,
Saha dışıyla da ilgilenenlere, saha dışında da dar ediyorlar dünyayı.

Makro plan nedir?
Gelinen nokta planın neresindedir?
Bilmediğimiz neler olmuştur?
Daha neler olacaktır?

Daha çok soru çıkar.

***

Ama işin acı yanı;

Gözleri -henüz- açılmamış ya da gerçekle yüzleşmekten korkan Galatasaray ve Trabzonsporlular’a sorsak;

Fenerbahçe şikeci.
Şükrü Saraçoğlu Stadı sit alanı, yıkılmalı.
Fenerbahçe Ülker Sports Arena usülsüz.
vs..

Ama tabii kupa Trabzonspor’un hakkı, Galatasaray borsada vurgun yapmadı, Trabzonspor HES’leri, Galatasaray TOKİ Arena’yı hak etti.

Fenerbahçe kötü, kaka, şeytan.
Galatasaray cici, mis, melek.

***

Medyanın, devletin idari kurumlarıyla el ele yaratmaya çalıştığı algı bu işte.
Kimin lehine?
Ya gerçekler?

“Fenerbahçe Stadyumu sit alanı oluyor” adlı trajikomik haberi ele alalım mesela.

Konuya; aynı zamanda bir arkeolog olan Sevgilli Murat Dural’ın getirdiği detaylı açıklama şöyle:

Haber çıktığında detayları incelemiş ve hızlıca, bir Arkeolog gözünden aktarımlar yapmıştım. İzninizle tekrar yazacağım
Öncelikle “Stadın altındaki Khalkedon” meselesi. Khalkedon MÖ 6. YY’da Kolonizasyon döneminde kuruluyor. O dönemin sur/tahkimat sistemi zayıf.

Bu sebeple, şehirler doğal sur olabilecek yüksek tepelere, kolay korunabilecekleri alanlara kurulur. Khalkedon MODA burnu ve bölgesindedir.

Amacı ve güdümü belirli haberimiz ilerleyen kısımda “STAD KHALKEDON’UN KALBİ” diyecek misal… Yer misin? Yemez misin?

Antik Çağları bilen insanlar yapısalların hatasız inşaası için kusursuz arazi seçimlerini iyi bilirler. Stad bölgesi için tek olasılık var.

Dört Limanı olduğu söylenen Khalkedon için bu bölgenin Territorium ya da Interland’ı dediğimiz tarım yapılan, işliklerin olduğu bölümü.

Habere dönüyorum. Komedi ayrıntılarda gizli; “Stadın Yıkılması…” İnanılır gibi değil, Koskoca Moda ve Boğa’nın altına uzanan tarihi şehir ortadayken, Eminönü ve Sultanahmet Otel/Tarih Talanı gerçekleri varken, olmayan antik yapısallar için STAD YIKIMI.

Haber STAD YIKIMI asparagası ardından bir başka yalanla bunu destekliyor. Ama nasıl? Başka asparagas ise Bjk Stadı altındaki tarihi eserler.

Beşiktaş İnönü Stadı yenileme projeleri, ALTINDAKİ TARİHİ ESER nedeni ile geçirilmiyordu. Sığınılan neden bu. Asıl sebep? Dolmabahçe?

Beşiktaş İnönü Stadı Osmanlı dönemine ait, Dolmabahçe’nin drenaj sistemine ait kanallar TARİHİ ESER sayılıp yıkılamıyor. Peki ya altında eser olmayan Fenerbahçe Stadı?

Yine haberde; “Tiyatro, Hipodrom(?), Saray, Kilise, ” şehir surları içinde olması gereken yapılar stada konulmuş.
Khalkedon (Erken Greek) Tiyatro yamaca yaslanır, kemer yoktur (Düz Alan?). Hipodrom Roma Mimarisi ve yine sur içi olmalı (Ör; Sultanahmet)

Surlar halkı koruyacak ama saray Fenerbahçe Stadında olacak; Bravo. Kilise? Araya peyzaj, haberde Apollon Tapınağı da araya girecek. Helal!

Antik Mimari ile ilgili ÇOK ÖNEMLİ bir detay; Antik Çağda dereyatağına yakın yerlere, su yiyen batak araziye bahsedilen yapılar yapılamaz.

Antik Çağ Mimarisini, şehirciliğini cehalet ve kısır güdüm ile yoğurursanız takke düşer kel görünür; rezil olursunuz!
1900′lerden bir iki fotoğraf aktarıyorum. Sebebi, düz araziler, eski fotoları olan araziler bize çokca iz bırakır. Eski yapıları inceleriz.

Dere yatağı, düz, açık arazilerde yapı izleri çok rahat gözlemlenebilir. Saray? Tiyatro? Ne dediklerini bilmiyorlar.

 Peki ya bu kimin sopası?

Bahsettiğimiz, bu foto’dan kast ettiğimiz arazi Hasanpaşa, Söğütlüçeşme, Kuşdili gibi çok büyük araziler. Ve buralarda hala düzlükler var.

Şunu da unutmayalım, Stad Bölgesi Dere’nin alivyonel etkisi ile muhtelen o dönemde burası denizle daha içte buluşan, bataklık bir araziydi.

Saraçoğlu’nda ÇİM/HASTALIK PROBLEMİ yaşamamızın sebebi dereyken (bataklık) , “Antik Çağ’da saray burada” demek ayıptır. Mimarlıkta ileriler.

Belki de bu haberin tek doğrusu; “Khalkedon’un Dört Limanı” bilgisi. Bugün Kalamış dediğimiz bölge Antik Çağ için harika bir liman.

Bu döneme damgasını vuran ve tarihi etkileyen Kolonizasyon Dönemi denizcilik üzerinden yürüyor.

Haberde Bizans dönemi anılıp bazı yapılardan bahsediliyor ve Arkeologların görüşleri sunuluyor.

Arkeologların GENEL ÇIKARIMLARI ndan güç alınarak sanki Stad bölgesinden bahsediliyor havası yaratılıyor.Bahsedilen, İsttanbul’un yok edilen, şehrin altında kalan, her ayak bastığınız yerde (ayrımsız her yer) tarihi kalıntı olduğunu belirten İZİNSİZ/KONTROLSÜZ İNŞAATLAR vurgulanıyor.

Bu haber çıkınca, NİYET BELLİ OLDUĞU İÇİN, İstanbul Üniversitesi Klasik Ark ve İstanbul Ark Müzesi ile bağlantıya geçtim. Aktardığım bilgileri doğrulayan ve üstüne üstlük fazladan, özellikle “Salı Pazarı Bölgesi ve AVM” gibi duyumlar aldıklarından bahsettiler.

Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın olduğu bölge için hepimizin kulağına çalınan bilgiler, duyumlar var. Bu tip SİPARİŞ HABERLER ile konu netleşiyor.

Sit alanı ilanı, kaçak kazı, izinsiz inşaat, tarihi eser tahribi gibi konular bu haberde bahsedilenlerden uzak ve farklı.
Boğa’ya yürüyüp, Bahariye’den Kadıköy Saint Joseph’te, oradan Moda burnuna doğru yürüdüğünüzde SİT ALANI LEVHASI görüyor musunuz?

Atılan her adım binlerce yıllık, katman katman birikmiş kültür hazinesi. Ülke hazinesi. Ama bize özel, bataklık araziden kültür yaratılıyor!

Sit Alanı İlan’ı mümkün değil, kaçak kazı yapmadığımıza göre inşaatı durdurmak mümkün değil. Stad, tesis inşatında kaç derin kazı yapılıyor?

Fenerbahçe ne kadar “ülke menfaati” düşünmez bir Kulüp ki gitmiş “KHALKEDON’UN KALBİ”ne tesis yapmış.
Fenerbahçe ne fena, ne öcü ki, denize “0″, bataklık arazide Apollon bilicilik Merkezi kurmuş. İki tane var; (Yunanistan’da Delphi ve Didyma/Didim)

Arkeoloji Dünyası’ndan kiminle konuşsam (takımları farklı/aynı) Evet diyor ve ekliyor amaçlar için araç KENTSEL DÖNÜŞÜM başka nedir ki?

Sevgili Cem Argun arazi üzerinde oyun oynanırken stadımızın yanında yakında başlanacak YENİ OTEL/AVM PROJEMİZ’inde önlenebileceğini belirti.

Biliyorsunuz, Fenerbahçe Lisesi arazisi kazıldığında Arkeolojik inceleme gerekecek. Ve birileri kasten, bu arazi ile ilgili haber yapıyor.

Fenerbahçe’nin bu bölgede yapacağı YENİ OTEL / AVM PROJESİ olası başka projelerin önüne geçecektir. Bu bölge Fenerbahçe Ekonomisi’dir.

Marmaray Projesi’nin Yenikapı ayağında Dünya’da eşi benzeri olmayan bulgulara “Çanak/Çömlek Yüzünden” diyenler, aniden feryat edebilir.

“Marmaray Projesi Arkeoloji Yüzünden Yetişmedi” diyenler, kim bilir, belki de BİRİSİ BU ARAZİYİ VERMEDİĞİ İÇİN nice Temmuz’lar inşa etti!

Gerçekler yorucu değil mi?
Oysa çamur atmak ne kadar kolay.

Devam edin.
Biraraya gelin.
Durmayın, yılmayın, vazgeçmeyin.

Çünkü biz pes etmeyeceğiz.
Bunu böyle bilin.

Kaynak:http://noavas.blogspot.com/2012/11/peki-ya-bu-kimin-sopas.html?spref=tw

Kategoriler
Popüler Konular
turk porno ankara escort antalya escort afyon escort elazig escort canakkale escort izmir escort konya escort gaziantep escort izmit escort