Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?

Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?

alex aglarken 55499 501 260x179 Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?12 Ekim Cuma, 18:30 civarında buluşuyoruz kız arkadaşımla, Edirnekapı’da. Hafta içi akşamları genellikle Vatan’da buluşup birer çay içerken, neden Edirnekapı’dayız biz o akşam, bilmiyorum.

Metrobüs istikamet, istikamet Anadolu toprakları. Biniyoruz metrobüse, geçiyoruz karşıya. Uzunçayır’da iniyoruz, bir otobüs geliyor daha sonra. E-10 numarası, “S.GÖKÇEN HV.LM.” yazıyor tepesinde, biniyoruz. Bir soru daha takılıyor aklıma; neden bu otobüsteyiz biz? Neden Sabiha Gökçen’e gidiyoruz?

Ne kadar sürüyor yolculuk, bilmiyorum. Bir süre sonra iniyoruz otobüsten, koca bir alan. Biraz yürümemiz gerek ama asıl ulaşmamız gereken yer için, öyle de yapıyoruz. Tezahuratlarla ilerlerken, karşıda kalabalık, kıpkırmızı bir alan görüyoruz. Gökyüzünü fişekler aydınlatıyor, el ele yürüyoruz kalabalığa doğru, aralarına karışıyoruz.

12 10 alex veda 580x290 Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?

Arkadaşlarımız var orada ve onca insan, tanımadığımız. Aynı şey için gelmişiz hepimiz, renklerimiz ortak ve o akşam için en çok da acımız. Farkında değiliz ama orada bulunma nedenimizin, en azından ben farkında değilim ne yaptığımın.

Halbuki Edirnekapı’da sevgilimle buluştuğumda da, Sabiha Gökçen otobüsüne bindiğimde de kafam yerinde, biliyorum ne yaptığımı. Daha doğrusu bildiğimi sanıyormuşum, onu da alandaki tezahuratlar esnasında fark ediyorum.

Yüzüm değişiyor bir anda, yanımdakilere dönüp “Ne yapıyoruz ulan biz burada” diye soruyorum.  Akşam 18:30′dan itibaren attığım her adım boş, her hareketim bilinçsizmiş. O an anlıyorum.

Bir hareketlenme oluyor sonra, bir adam çıkıyor kalabalığın önündeki platforma. Yanında eşi, kızları. Omzunda 2 yaşındaki oğluyla bir adam beliriyor karanlığın içinde, ve kıyamet kopuyor. Meşaleler, fişekler yeri göğü kızıla boyuyor.

13 10 alex de souza 580x290 Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?

Daha dikkatli bakıyorum, platformda bize doğru el sallayan bir adam.

İlk tanışmamızda, Brezilya formasıyla Rüştü’yü avlayıp “alsak ya şu adamı” dedirten adam.

Aldığımızda bizi heyecanlandıran, topu ayağına ilk alışında topla birlikte aklımızı da alan adam.

Rakam verip kafa açmayacağım, istatistiklerin ağzına ağzına vuran adam.

Hareketleriyle, golleriyle taraftarından spikerine, rakibinden yöneticisine herkesi şekilden şekle sokan adam.

Bizi defalarca sokaklara döken, sevinçten delirten, her bakışıyla, her duruşuyla içimize işleyen adam.

Daha bir gün önce evinin önünde sarıldığım, sarılırken “kaptan çok seviyorum ben seni” dediğim adam.

Anlıyorum nihayet, dank ediyor kafama. “O adam”ı uğurluyorum ben orada. Ama Mabed’de değiliz, Çubuklu yok üzerinde Kaptan’ın. Oradaki varlığımız da dahil olup biten her şey inanılmaz derecede saçma.

İniyor sonra “adam” platformdan, uçağa biniyor. Havalanıyor uçak, görmüyoruz biz o esnada. “Gitti” diyorlar sadece. Söylemesi, dinlemesi o kadar kolay ki, peki ya hazmetmesi?

alex de souzaya gorkemli veda 580x280 Kim İnanır Senle Ayrıldığımıza?

Gidiyor iki gözümüz, canımızın içi, gidiyor “adam.”

Aklımızı da alıyor o ilk topla buluştuğunda yaptığı gibi, götürüyor yanında.

Düşlerimizi götürüyor, sevinçlerimizi;

Belki de ellerinde yükselecek bir Avrupa Kupası hayallerimizi.

Çocukluğumuzu götürüyor, ilk gençlik heyecanlarımızı.

Umutlarımızı götürüyor, gözyaşlarımızı.

Çubuklu baki kalır elbet ama, alıp götürüyor bir yanımızı.

Biniyor uçağa, gidiyor “adam.”

Dönüyoruz otobüse, aklımızda bambaşka hayaller.

2 sene sonraki jübilesi, vakti geldiğinde giyeceği takım elbisesi.

Ama olmuyor yine de, hazmedemiyorum. İdrak yollarım kapanmış, almıyor aklım olan biteni.

Halen 1 Ekim günündeyim, hem kim inanır senle ayrıldığımıza?

Ben de inanamıyorum işte, başa sarıyorum sürekli.

Ve biliyorum..

Biliyorum ki kolay değil bu kadar, böyle bitmeyecek.

Dilimizde sürekli aynı nakarat, huzurlu ol oralarda güzel adam;

“Seni bizden götüren uçak, elbet geri getirecek”

YAZAN: ONUR iNAL

http://twitter.com/pikuee

 

 

Kategoriler
Popüler Konular