FENERBAHÇE 1-0 BATE | ZOR DA OLSA GÜZEL OLDU!

FENERBAHÇE 1-0 BATE | ZOR DA OLSA GÜZEL OLDU!

2013 02 21 fb1 260x171 FENERBAHÇE 1 0 BATE | ZOR DA OLSA GÜZEL OLDU! Fenerbahçe, Bate Borisov karşısında kolay bitebilecek bir maçı zorlaştırmasına rağmen kazanmayı başardı ve tarihinde ilk kez eski adıyla Uefa Kupası, yeni adıyla Avrupa Ligi’nde son 16 takım arasına yazdırmayı başardı. Öncelikle bu başarıda emeği geçen herkesi tebrik ederim.

Yazının girişinde de belirttiğim gibi kolay bir hal alması gereken maçı zora soktu Fenerbahçe. Maçı genelden daha çok özele indirgeyerek ele alırsak bunun sebeplerini daha açık ortaya koyabiliriz. Fenerbahçe açısından maç 2 devreden çok 4 periyot halinde oynandı. Bunlar:

  • Maçın başlangıcından Bate’nin 10 kişi kalmasına kadar geçen 20 dakikalık süreç
  • Bate’nin 10 kişi kalmasıdan ilk devrenin sonuna kadar geçen 25 dakikalık süreç
  • İkinci yarının başından Salih Uçan-Selçuk Şahin değişikliğine kadar geçen 20 dakikalık süreç
  • Salih-Selçuk değişikliğinden maçın sonuna kadar geçen 25+5 dakikalık süreç

Fenerbahçe maça alışılagelmiş sistemi ile başlamasının yanısıra önceki maçlardan farklı olarak ortasaha üçlüsünde daha önceki maçlarda hücuma en yakın isim olarak oynayan Baroni Emre’nin pozisyonunda, Baroni’nin pozisyonunda da Salih yer alıyordu. Bate’nin kırmızı kart görüp 10 kişi kalıncaya kadar olan kısımda Fenerbahçe bu şekilde mücadele etti. Bu periyotta maçın iki taraf arasında dengeli geçmesine rağmen Fenerbahçe’nin özellikle savunma ile hücum bloğu arasındaki oyunun akışı açısından yaşadığı zaafiyet oyunun ve topun kontrolünün tamamen Fenerbahçe’nin eline geçmesini engelledi. Bundaki temel etkenler ise Baroni’nin savunma ile hücum arasındaki oyun organizasyonunu yeteri seviyede sağlayamaması, Yobo-Egemen ikilisinin savunma merkezini çok geride kurmalarının sonucu olarak Fenerbahçe’nin savunma-hücum hatları arasındaki mesafanin genişleyip oyun merkezinin geride kalması etkendi. Tabi bu iki durumun sonucu olarak da kanat beklerinin hücuma çok fazla katılamaması gibi bir sonuçta ortaya çıkmış oldu.

Bate maçında bir kez daha görülmüş olduki Bekir-Egemen ikilisi Bekir/Egemen-Yobo ikilisinden oyun merkezi ve savunma hattının konumu açısından Fenerbahçe için çok daha efektif. Ki Fenerbahçe’nin bu sezon   ortaya iyi oyun koyduğu maçlarda (Mönchengladbcah, Trabzon vb.) defans göbeği ikilisi Bekir-Egemen’di. Yobo bireysel olarak bu iki isimden de kuşkusuz çok daha iyi ama Yobo’nun bu sezonki form seviyesi kafalarda hep bir soru işareti. Ayrıca Yobo’nun Afrika Kupası’ndan özellikle fiziksel kapasite olarak hazır dönmediği de görülüyor. Belki de dün akşam Fenerbahçe savunma hattının oyunu bu kadar geride oynamasında Yobo’nun fiziksel yetersizliğinden dolayı rakiple geniş alanda karşılaşmama isteği etkendir. Bilemeyiz.

Maçın Bate’nin 10 kişi kalmasıyla başlayıp ilk yarının sonuna kadar devam eden periyoduna baktığımız zaman Fenerbahçe’nin ilk 20 dakikaya göre neleri değiştirdiğini çok açık şekilde görebiliyoruz aslında. Bu periyodun başında yapılan temel hamle Baroni ile Salih’in yerlerinin değiştirilmesi oldu. Bu Fenerbahçe adına sahadaki kritik hamleydi. Salih’in merkeze, Baroni’nin hücum hattının arkasına geçmesi ile Fenerbahçe’nin pas organizasyonu çok daha efektif bir hal aldı. Burada aslan payı tabiki Salih’in. Salih savunma blogu ile hücum blogu arasındaki bağlantıyı iyi sağladı. Salih’in şu anki mevcut oyuncu profili çok iyi. Salih’e naçizane tavsiyem bu noktadan sonra asıl yapması gereken şey Kuyt’un oyuna olan saygısını ve inancını örnek alıp bol bol çalışmaktır.

Salih’in oyunun merkezine gelmesinin yanısıra rakibin de eksik kalması ile Fenerbahçe savunma hattı biraz daha öne çıktı ve oyun merkezi ileri taşındı. Bu 25 dakikalık süreçta kanat beklerinin özellikle de Ziegler’in hücumda daha etkin hale gelmesi ile de Fenerbahçe oyun üstünlüğünü tamamen ele geçirip rakip yarısahada çok daha fazla oynamaya başladı. Bunların doğal sonucu olarak da skor geldi. Gelecekti de. Doğru yerleşim ve hamleler bunu gerektiyordu. İlk yarının sonunda gelen gol Fenerbahçe’nin hem soyunma odasına daha rahat gitmesini sağladı hem de ikinci yarı için biraz rahatlama sağladı.

İkinci yarının başlaması ile Salih-Selçuk değişikliğine kadar olan 20 dakikalık kısım ise Fenerbahçe’nin skor ve oyuncu sayısı avantajı ile oyunu kontrol etme çabası halinde geçti. Bu dakikalarda bulnabilecek bir gol Fenerbahçe’yi çok rahatlatacaktı ama o gol gelmeyince doğal olarak oyuncuların üzerindeki baskı da artmaya başladı. Bu süreçte ve maçın genelinde öncelikli olarak Sow’un sonra da Kuyt’un harcadığı pozisyonlar maçın Fenerbahçe ve Fenerbahçeliler adına rahat bir havaya kavuşmasını engelledi. Oyunun bu periyodunda Bate’de yavaş yavaş Fenerbahçe kalesine gelmeye başladığı anlarda vardı. Bu durumun sebebi de psikolojik unsurların Fenerbahçe’nin 4-3-3 sorunsalının temeli olan kanat savunması ile birleşmesinin etkisi büyüktü.

Salih-Selçuk değişikliği ile başlayıp maçın bitmesiyle sonuçlanan oyunun son periyodu için ise çok fazla şey söylemenin anlamı yok. Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe pas oyununun merkezi olan Salih’i neden çıkardığını kendisine sormak lazım. Elbet bir bildiği vardır. Oyunun bu periyodu klasikleşen Fenerbahçe taraftarının kanser olma ve saç ektirme fiyatlarını araştırdığı kısım olarak geçti. Fenerbahçe oyunun kontrolünü ve topu tamamen Bate’ye teslim etti. Asıl çıkarılması gereken derste bu noktada. Fenerbahçe’nin her ne koşulda olursa olsun Bate gibi bir rakip karşısında hem de 1-0 üstün ve 1 kişi fazla oynadığı bir maçta oyunun kontrolünü tamamen rakibe vermemesi gerekir. Bu kabul edilemez. Fenerbahçe’nin oyunun bu kısmında yapamadığı temel şey pas oyunuydu. Fenerbahçeli futbolcular biraz daha sakin olup, Baroni özelinde takımın kazandığı her topu ileriye şişirmek yerine ayağa pas yapabilselerdi bu süreç bu kadar sıkıntılı geçmezdi.

Son olarak da birkaç futbolcuya kısaca değinelim. Öncelik bence maçın adamı Mehmet Topal’ın. Topal Bate maçında hem rakibi karşılama hem de geride topları süpürmede çok başarılı bir performans ortaya koydu. Trabzon maçı ile başlayan çıkışını devam ettiriyor. Webo Fenerbahçe’ye geldiği günden beri en kötü performansını ortaya koydu. Oyunun savunma kısmında her ne kadar istekli ve etkili olsa da hücum kısmında çok fazla top ezdi. Semih’i de oynadığı dilimde beğendiğimi belirtmeden geçmeyeyim. Ve tabiki Kuyt. Kuyt’un performansı giderek artmaya devam ediyor. Takımın hücum presinde en etkin oyuncu olmasının yanı sıra hem hücumda hem de savunmada çok efektif bir oyun ortaya koydu.

Sonuçta Fenerbahçe zor olmasına rağmen güzeli başardı ve bir üst tura adını yazdırmayı başardı. 10 günde 4 maç, 3′ü deplasman ve bu maçlarda gol yenilmemesi gibi bu sezon başaramadığı bir karakterle bu süreci atlattı Fenerbahçe ve gelecek için umutların tekrar yeşermesini sağladı. Fenerbahçe’nin iki Bate maçında ortaya koyduğu en önemli değer ciddiyetti. Şimdi sıra bu ciddiyeti Plzen karşısında göstermeye geldi. Tabi bu ciddiyetin yanına oyun olarak da doğru şeyler eklemek kaydıyla.

 

Yazan: Mustafa Uğur Karayılmaz

Kaynak: http://mukarayilmaz.blogspot.com/2013/02/fenerbahce-1-0-bate-zor-da-olsa-guzel.html

 


// <![CDATA[
!function(d,s,id){var js,fjs=d.getElementsByTagName(s)[0];if(!d.getElementById(id)){js=d.createElement(s);js.id=id;js.src="//platform.twitter.com/widgets.js";fjs.parentNode.insertBefore(js,fjs);}}(document,"script","twitter-wjs");
// ]]>

Kategoriler
Popüler Konular
turk porno ankara escort antalya escort afyon escort elazig escort canakkale escort izmir escort konya escort gaziantep escort izmit escort