Enine Boyuna Derbi analizi

Enine Boyuna Derbi analizi

Fenerbahçemizin, Spor Toto Süper Lig’in 11. haftasında, Galatasaray ile Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynayacağı maç öncesi, Birbirinden değerli kalemler maçı sizler için yorumladı.

İşte Dev Derbi öncesi o yorumlar;

İlker Akın – Yarisaha.com Yazarı

Fenerbahçe-Galatasaray maçı muhtemelen hafta içinde çok konuşulan sakatların fazla etkileyeceği bir maç olmayacaktır. Sneijder’in eksikliği ise Galatasaray’ın lehine olacaktır. Bir fazla koşan adam ile Kadıköy’e çıkmak onların lehine. Bence maçın anahtarı iki kişinin elinde olacaktır. Birincisi anti-futbola izin vermemesini dilediğim ve maçı sürekli düdüklerle kesintiye uğratmayacak bir hakem ve ikincisi de Ersun Yanal.

Yanal’ın Fenerbahçe’si, çok büyük ihtimalle rakibine koşu mesafesi anlamında üstünlük kuracaktır. Yani, daha edilgen taraf olmayacaktır. Yanal’ın seçimleri, özellikle orta sahada ve forvetteki birer kişilik kontenjanı kiminle doldurması çok kritik. Emenike veya Webo’nun merkez forvette, Emre veya Baroni’nin de orta sahada yapıp yapamayacakları hayati derecede önemli olacak. Klasik santrfor özelliklerine sahip olmayan Emenike’nin merkezde oynaması bu maç özelinde çok doğru olmaz. Bence tam Webo’ya göre bir maç. Ortada ise Topal-Emre-Meireles ile topu tutma ve ileriye hızlı taşıma konusunda kolaylık yaşanabilir.

Fenerbahçe’nin oynayacağı oyun belli. Galatasaray’ın da hücum oynamayacağını biliyoruz. İlk yarıda büyük bir baskıyla başlayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz kanaatindeyim. Erken gol işleri kolaylaştırır. Maçın sonlarında Fenerbahçe’nin oyun planında bozulmalar, Galatasaray’da ise yorgunluk görülebiliyor. Son ana kadar heyecan sürecektir.

Berk Başar – Fbhaber.org Yazarı

Tam 14. yıl. Bu kabus tablo her sene Galatasaray camiasının üzerindeki baskıyı azaltırken Fenerbahçe camiasında ise katlanarak artmasına neden oluyor. 6 puan geride kalmış, Fatih Terim’i kaybetmiş, futbol olarak iç karartıcı tablo sergileyen Galatasaray’da taraftarların yüksek beklenti içerisinde olduğunu sanmıyorum. Muslera ve Sneijder’in de sakatlığını düşündüğümüzde büyük çoğunluk maçın favorisi olarak Fenerbahçe’yi gösteriyor . Ancak klasik olarak söylenen “derbilerin favorisi olmaz” sözü insanın beynini kemiriyor.

Caner ve Gökhan ile kanatlardan rakiplerini baskı altına alan Fenerbahçe’ye karşı Mancini’nin ilk hamlesi oraları kapatmak olacaktır. Hatta Caner’in karşısına Eboue ve Sabri’yi arkalı önlü oynatarak çıkarsa kimse şaşırmasın. Diğer tarafta da sakatlıktan yeni çıkmış ve özellikle bu sezon oynadığı maçlarda “Babel,Aatıf,Lens” gibi hucum gücü yüksek driblingle adam geçebilen rakiplere karşı büyük zaaflar yaşayan Gökhan’ın karşısına da Bruma’yı koyup o bölgeden maçı kazandıracak hamleleri yapabilir.

Fenerbahçe’de ise kritik nokta Webo-Emenike tercihi. İlk yarı Webo ile yorup ikinci yarı Emenike ile işi bitiririm düşüncesini yanlış buluyorum. Gol atamadığın her dakika Galatasaray daha da kapanacak ve Fenerbahçeli futbolcular üzerindeki baskı artacak.Sahaya çıkıp ilk dakikadan itibaren maçı sana kazandıracak hamlelerinin en güvenilir olanlarını ortaya koymalısın. Bunları üst üste koyduğumuzda ve Galatasaray savunmasının arasına atılan toplardaki zaaflarını düşündüğümüzde Emenike ile başlamak maçın kazanılmasını sağlayabilir.

Son söz olarak, Mancini’nin rakip analizi konusunda ustalığını  ve onlar için sezonun en kritik dönemeci olduğunu göz önüne aldığımda, daha rahat konumdaki Fenerbahçe’ye karşı Galatasaray’ı bir adım önde görüyorum.

Ceyhun Kaplan – Yarisaha.com Yazarı

Bu derbi son yıllarda alışılmışın aksine formda bir Fenerbahçe ve formsuz bir Galatasaray’ı karşı karşıya getirecek.

Bursaspor maçında alınan son dakika galibiyeti takıma 3 puan’dan çok şey kattı. Seriye devam etmek, moralleri yüksek tutmak ve derbi öncesi özgüvenin yüksek olması pozitif etkenler. Böyle maçlarda deneyimin çok önemli olduğunu söylemek lazım, bu nedenle takıma Meireles, Emre ve Gökhan’ın dönmesi bizim için büyük avantaj. Son derbilerde ortasahanın hakimi olamıyorduk, Emre-Topal-Meireles ile eski formlarından uzak olan Melo-Selçuk’a karşı üstün olmamız gerekiyor. Sneijder ve Muslera’nın olmaması büyük avantaj, onlarda tıpkı Emre, Meireles ve Gökhan gibi büyük maçların büyük futbolcuları. Galatasaray’ın en büyük silahı tek başına maç kazanabilen Drogba olması.

Bruno Alves Süper Kupa maçında ona geçit vermemişti, aynı beceriyi bu maçta da gösterse işimiz daha da kolaylaşacaktır.

Mustafa Uğur Karayılmaz – mukarayilmaz.blogspot.com/ Blog Yazarı

Fenerbahçe sezonun gerek kendi gerekse lig açısından kırılma maçına çıkacak Galatasaray’a karşı.

Fenerbahçe’nin kazanması durumunda ligin daga 11. haftasında Beşiktaş ile 8, Galatasaray ile 9 puanlık bir fark yakalayacak. Bu durumda da ligin geri kalanında çok fazla baskı ve stres hissetmeden yoluna devam edebilecek.

Maç içinse belli öngörülerde bulunabiliriz. Galatasaray’ın tüm oyun planının Drogba’nın üzerine kurulu olmasından dolayı Fenerbahçe savunmada Drogba’yı kilitlemesi durumunda rakibinin oyun planını da büyük ölçüde kilitleyecektir. Bunun yanı sıra Süper Kupa maçında da görüldüğü üzere Fenerbahçe’nin ortasahada box to box yapabilen dinamik bir isim kullanması (Alper’in yokluğunda Holmen oluyor bu isim) özellikle önceki sezonlarının gerisinde bir sezon geçiren Selçuk faktörünü de minimize edecektir. Fenerbahçe ve maç için belirleyici nokta ise kuşkusuz Galatasaray savunması olacaktır. Galatasaray savunmasının özellikle alan paylaşımı ve kademe/ters kademe noktalarında çektiği sıkıntıyı Fenerbahçe’nin duran top ve kanat hücumlarındaki etkinliği ile yan yana koyduğumuz zaman ortaya net bir tablo çıkıyor. Fenerbahçe’nin özellikle Kuyt-Sow ikilisi ile ters kanattan gelen ortalarda gol bulma şansı çok yüksek.

Genel olarak baktığımızda Fenerbahçe’nin savunmada Drogba’yı iyi kontrol etmesi, ortasahada dinamik bir yapıda olması, hücumda da kanatları efektif kullanması durumunda gerek oyunun gerekse skorun Fenerbahçe’nin kontrolünde ve istediği şekilde olacağını düşünüyorum.

Attım İmzayı – Blog Yazarı

İki takımın da son haftalarda gösterdiği performanslar ve aldıkları sonuçlar, ayrıca sakatlık durumlarına bakılacak olursa, rakibinin 6 puan önündeki Fenerbahçe’nin daha avantajlı olduğu açık bir şekilde görülüyor. Özellikle Muslera ve Sneijder sakatlıklarının üzerine Kophenag mağlubiyetinin eklenmesiyle Galatasaray’da morallerin bozulduğu görülebiliyor; defansında yaşadığı sıkıntılar sonucu kolay gollerin yenmesi de cabası.

Fenerbahçe’de ise, son dakikada mucizevi şekilde alınan Bursaspor galibiyeti ve Gökhan Gönül ve Raul Meireles’in sakatlıklarının tamamen geçmesi moralleri artırıyor. Ancak; durum ne olursa olsun; ”derbilerin favorisi olmaz” cümlesini unutmamak gerekir. Çünkü her iki takımı da bambaşka bir psikoloji altında bambaşka bir maç bekliyor; yaklaşık 14 yıldır Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi deplasmanda yenememesi de bir başka detay. Kophenag maçından farklı olarak, yabancı sınırlamasından daha fazla etkilenecek olan Galatasaray’ın, puan farkını azaltmak için, derbi ve şampiyonluk yarışındaki rekabete ortak olmak için bu maça özel olarak hazırlanacağı açıkça görülüyor. Ne kadar galibiyete daha yakın olarak gösterilse de, Fenerbahçe’nin ipleri elinden bırakmaması için konsantrasyonunu bir saniye bile yitirmemesi gerektiği çok önemli. Yine de; taraftarının desteğini arkasına alan Fenerbahçe’nin, üzerine evinde oynadığı gözlere hoş gelen oyunu ekleyerek, galibiyete ulaşacağını ve taraftarına, Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına, güzel bir armağan vereceğini düşünüyorum.

Kategoriler
Popüler Konular
turk porno ankara escort antalya escort afyon escort elazig escort canakkale escort izmir escort konya escort gaziantep escort izmit escort